Bel Ağrısında Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Baş ağrısıyla karşılaştığımızda bir aspirin alırız, soğuk algınlığı belirtilerimiz varsa dinleniriz ve yaralanmalarımızı iyileştirmek için doktora gideriz. Ancak bel ağrısı, hayatımızı olumsuz etkileyen ve günlük aktivitelerimizi kısıtlayabilen ciddi bir sorundur. Bel ağrısı genellikle uzun süreli oturmak, yanlış pozisyonlar almak, aşırı yüklenme veya kas zayıflığı gibi faktörlerden kaynaklanabilir. Ancak, bel ağrısıyla başa çıkmak için doğru tedavi yöntemlerini kullanmak hayati önem taşır. İşte bel ağrısı için fizik tedavi ve rehabilitasyonunun önemini anlatan birkaç neden:

  1. Ağrıyı Azaltma ve Rahatlama: Fizik tedavi ve rehabilitasyon, bel ağrısını azaltmanın ve rahatlamanın etkili yollarından biridir. Uzman bir fizyoterapist, bel ağrısını hafifletmek için özel egzersizler, manüel terapi ve diğer tedavi tekniklerini kullanarak bireylerin rahatlamasına yardımcı olabilir.
  2. Kas Güçlendirme ve Esnekliği Artırma: Bel ağrısının çoğu zaman zayıf veya gerilmiş kaslardan kaynaklandığı bilinmektedir. Fizik tedavi programları, bel çevresindeki kasların güçlenmesine ve esnekliğinin artmasına yardımcı olabilir. Bu, belin doğru pozisyonunu korumasına ve ağrıyı önlemeye yardımcı olabilir.
  3. Hareket Aralığını İyileştirme: Bel ağrısı genellikle hareket kısıtlılığına neden olabilir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon programları, bireylerin bel ve çevresindeki eklem hareketliliğini artırarak hareket aralığını iyileştirebilir. Bu da günlük yaşam aktivitelerini daha rahat ve konforlu hale getirebilir.
  4. Fonksiyonel Kapasiteyi Artırma: Bel ağrısı, bireylerin günlük aktivitelerini yerine getirmelerini zorlaştırabilir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon, bireylerin işlevsel kapasitelerini artırarak günlük yaşam aktivitelerini daha kolay yapmalarına yardımcı olabilir. Bu, işe dönüş sürecini hızlandırabilir ve yaşam kalitesini artırabilir.
  5. Tekrarlayan Yaralanmaları Önleme: Bel ağrısıyla başa çıkmak için doğru egzersiz ve teknikleri öğrenmek, tekrarlayan yaralanmaları önlemeye yardımcı olabilir. Fizik tedavi programları, bireylerin doğru vücut mekaniği ve duruşu öğrenmelerine ve bel ağrısını tekrarlamalarını önlemelerine yardımcı olabilir.

Sonuç olarak, bel ağrısıyla başa çıkmak için fizik tedavi ve rehabilitasyonunun önemi oldukça büyüktür. Uzman bir fizyoterapist eşliğinde yapılan doğru egzersizler ve tedavi yöntemleri, bel ağrısını hafifletmek, fonksiyonel kapasiteyi artırmak ve tekrarlayan yaralanmaları önlemek için etkili bir yol sağlayabilir. Unutmayın, bel ağrısı ciddi bir sorundur ve profesyonel yardım almak önemlidir. Sağlıklı bir bel, sağlıklı bir yaşamın temelidir.

Bel ağrısı günümüzde birçok insanın yaşadığı yaygın bir sorundur ve günlük yaşamı olumsuz etkileyebilir. Özellikle geçmeyen bel ağrısı, insanların yaşam kalitesini azaltabilir ve işlevselliklerini sınırlayabilir. Neyse ki, Kadıköy Ağrı Merkezi gibi uzman sağlık kuruluşları, bel ağrısıyla mücadelede etkili çözümler sunmaktadır. 

Bel Ağrısı: Tanım, Nedenleri ve Belirtileri

Bel ağrısı, bel bölgesinde hissedilen rahatsızlık, ağrı veya sızı olarak tanımlanabilir. Genellikle birçok farklı nedenden kaynaklanabilir, örneğin:

Bel ağrısının belirtileri kişiden kişiye değişebilir ve şiddeti hafiften şiddetliye kadar değişebilir. Bel ağrısı genellikle bel bölgesinde, bazen kalçaya veya bacağa yayılabilen bir ağrı, hareket kısıtlılığı, uyuşma veya karıncalanma gibi semptomlarla kendini gösterebilir.

Geçmeyen Bel Ağrısı: Nedenleri ve Olası Komplikasyonlar

Bazı durumlarda, bel ağrısı geçici olabilir ve zamanla kendiliğinden düzelebilir. Ancak, bazı insanlar sürekli veya tekrarlayan bir şekilde bel ağrısı yaşayabilirler. Geçmeyen bel ağrısı, altta yatan ciddi bir sorunun işareti olabilir ve profesyonel bir müdahale gerektirebilir. Potansiyel nedenler arasında kronik disk problemleri, omurga dejenerasyonu, sinir sıkışması veya romatizmal hastalıklar sayılabilir. Geçmeyen bel ağrısı zamanla fiziksel ve duygusal açıdan birçok komplikasyona yol açabilir ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.

Kadıköy Ağrı Merkezi: Uzman Ekibi ve Hizmetleri

Kadıköy Ağrı Merkezi, bel ağrısı ve diğer kronik ağrı durumlarıyla ilgilenen deneyimli bir sağlık kuruluşudur. Uzman bir ekibe sahip olan merkez, bel ağrısı ve geçmeyen bel ağrısının tanı ve tedavisi konusunda uzmanlaşmıştır. Kadıköy Ağrı Merkezi'nin hizmetleri arasında şunlar yer alır:

Bel Ağrısı Tedavisi: Kadıköy Ağrı Merkezi'nin Yaklaşımı

Kadıköy Ağrı Merkezi, her hastayı bireysel olarak değerlendirir ve tedavi planını onların ihtiyaçlarına göre özelleştirir. Tedavi genellikle çok disiplinli bir yaklaşımla gerçekleştirilir ve aşağıdaki adımları içerir:

  1. Kapsamlı Değerlendirme ve Tanı: Uzmanlar, hastanın tıbbi geçmişini ve semptomlarını dikkatlice değerlendirir ve belirli tanı testleri veya görüntüleme yöntemleri kullanarak doğru teşhisi koymaya çalışır.
  2. Bireyselleştirilmiş Tedavi Planları: Hastaların ihtiyaçlarına uygun olarak, tedavi planları oluşturulur. Bu planlar, hastanın yaşam tarzı, ağrı seviyesi ve genel sağlık durumu gibi faktörlere dayanır.
  3. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon: Fizyoterapistler, hastaların kas gücünü artırmak, esnekliği artırmak ve postürlerini düzeltmek için fizik tedavi ve rehabilitasyon programları uygular. Bu programlar, egzersizler, manuel terapi, masaj, elektrik stimülasyonu ve sıcak-soğuk tedavisi gibi çeşitli yöntemleri içerebilir.
  4. İlaç Tedavisi: Bel ağrısı için kullanılan çeşitli ilaçlar, ağrıyı hafifletmek, iltihabı azaltmak ve kasları gevşetmek amacıyla kullanılabilir. Kadıköy Ağrı Merkezi'nin uzmanları, hastanın durumuna ve ihtiyaçlarına göre uygun ilaç tedavisi seçimini yapar.
  5. Enjeksiyon Tedavileri: Bazı durumlarda, bel ağrısının tedavisinde enjeksiyonlar etkili olabilir. Epidural steroid enjeksiyonları ve faset eklem enjeksiyonları gibi yöntemler, ağrının kaynağına doğrudan etki ederek rahatlama sağlayabilir. Kadıköy Ağrı Merkezinde, bu enjeksiyon tedavileri deneyimli hekimler tarafından uygulanmaktadır.
  6. Cerrahi Seçenekler: Eğer bel ağrısı diğer tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınamazsa veya altta yatan bir ciddi sorun varsa, Kadıköy Ağrı Merkezi'nde cerrahi seçenekler de değerlendirilebilir. Uzman cerrahlar, hastanın durumunu dikkatlice değerlendirir ve gerekli durumlarda cerrahi müdahaleyi önerir.

Kadıköy Ağrı Merkezi'nin Avantajları ve Hasta Yorumları

Kadıköy Ağrı Merkezi, bel ağrısıyla mücadele eden hastalara birçok avantaj sunmaktadır. Bunlar arasında uzman bir ekibin varlığı, ileri teknolojiye sahip tıbbi ekipmanlar, bireyselleştirilmiş tedavi planları ve ileri düzeyde hasta bakımı sayılabilir. Hasta yorumları, Kadıköy Ağrı Merkezi'nin etkili ve güvenilir tedavi hizmetleri sunduğunu ve hastaların memnuniyetini sağladığını göstermektedir.

Randevu ve İletişim Bilgileri

Eğer bel ağrısı veya geçmeyen bel ağrısı gibi sorunlar yaşıyorsanız, Kadıköy Ağrı Merkezi'ne başvurarak profesyonel yardım alabilirsiniz. Randevu almak veya daha fazla bilgi için aşağıdaki iletişim bilgilerini kullanabilirsiniz:

Eğitim Mah. Poyraz Sk. Sadıkoğlu 4 İş Merkezi Kat 3/39
(Kadıköy Evlendirme Dairesi Karşısı)
34722 KADIKÖY / İSTANBUL

Telefon: 0216 3602750 - 0530 3437499

Web sitesi: www.kadikoyagrimerkezi.com

Bel ağrısı ve geçmeyen bel ağrısı, insanların yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilen yaygın sorunlardır. Kadıköy Ağrı Merkezi, bel ağrısıyla mücadelede uzman bir yaklaşım sunan bir sağlık kuruluşudur. Uzman ekibi, bireyselleştirilmiş tedavi planları, fizik tedavi, enjeksiyon tedavileri ve cerrahi seçenekler gibi çeşitli yöntemleri kullanarak hastaların bel ağrısıyla baş etmelerine yardımcı olmaktadır. Kadıköy Ağrı Merkezi'nin kaliteli hizmetleri ve hasta memnuniyeti, bel ağrısıyla mücadele eden hastalar için güvenilir bir seçenek olduğunu kanıtlamaktadır. Randevu almak veya daha fazla bilgi edinmek için Kadıköy Ağrı Merkezi ile iletişime geçebilirsiniz.

 

Hacamat Tedavisi

Arapça bir kelimeden türetilen hacamat kelime anlamı olarak “emme” anlamına gelmektedir. Terminolojik olarak anlamı ise herhangi bir hastalıktan dolayı veya sağlıklı kalmak maksadıyla vücudun belli bölgelerini hafifçe çizip üzerine boynuz, bardak veya şişe oturtarak kan alma işlemine denir.

Kan aldırmadan sadece kupa uygulayarak yapılan tedaviye de kuru hacamat veya kupa tedavisi denilmektedir. Kupa tedavisi sıcak kupa veya vakumlu kupa olarak da ikiye ayrılabilir.

Hint Tıbbında (Ayurveda) ve Mısırlılarda kan aldırma tedavisinin milattan önceki yıllara da uygulandığı görülmektedir (1). Günümüzde modern tıbbî uygulamalarda seyrek de olsa bazı hastalıkların tedavisinde hacamat kullanılmaktadır.

Hacamat, Arap Tıbbında, İslam öncesi dönemlerde de bir tedavi metodu olarak sıkça kullanılıyordu. Hz. Muhammed’in de birçok defa hacamat yaptırdığı ve hacamat yaptırmayı teşvik ettiği bildirilmektedir.

İbn-i Hacer, Allah Resulü’nün başağrısını tedavi ettirmek için başından hacamat yaptırdığını rivayet etmiştir (2). Sahih-i Buhari’nin “Kitabu’t-Tıbb” kısmında 11-15. bölümlerde hacamat yaptırmak ve tedavi olmakla ilgili birçok hadis-i şerif rivayet edilmiştir. Sünnet olarak hacamat yaptırmak ise tedavi olmak ve sünnete uymak maksadıyla yapılan hacamattır.

Hacamat Nasıl Yapılır?

Hacamat yapılacak yer bir antiseptik solüsyon ile silindikten sonra hacamat kupaları veya vakumlar yerleştirilir. Beş dakika kadar beklendikten sonra uygulanan kupa uygulandığı yerden alınır ve bu kısım neşterle veya zemberek denilen bir aletle 1 mm’den derin ve 1 cm’den uzun olmayacak şekilde çizilir.

Bir şekilde 15-20 çizik atılır. Daha derin ve uzun çizenler de vardır. Fakat daha derin çizikler hastada ciddi ağrıya ve kan kaybına neden olabileceğinden tavsiye edilmemektedir. Hacamat kupaları tekrar aynı yerlere vakumlanır ve kupaların içine kan dolması beklenir.

Biriken kan kupadan boşaltılarak aynı yerlere ikinci defa kupa uygulanabilir ve berrak kan gelinceye kadar bu işlem 1-3 defa tekrarlanabilir.

Kan gelme durduktan sonra antisaptik bir solüsyonla pansuman yapılarak kapatılır. Haccamlara göre hacamat bittikten sonra kesiklere dokunmadan, kanın durmasını ve kurumasını beklemek gerekir.

Kanı silmeye, kesiklere antiseptik kullanmaya, merhem sürmeye veya bantlamaya gerek yoktur. Çünkü taze kesikler için kandan daha iyi yara temizleyici, kapatıcı, enfeksiyondan koruyucu ve iyileştirici bir şey yoktur.

Kesikler üzerinde kandan oluşmuş kabukları kurcalayarak, enfeksiyona yol açmamak gerekir (3).

Acil durumlarda hacamat her zaman yapılabilir. Sünnet olarak yapılan hacamat ise Pazar, Pazartesi, Salı ve Perşembe günleri yapılabilir. Fakat hacamat için en uygun zaman dilimi hicrî ayların 17., 19., 21., 23. günleri ile Pazartesi ve Perşembe günleridir. Saat olarak en iyi zaman ise güneşin doğuşundan sonraki 2. ve 3. saatlerdir.

Hacamat aç karnına yapılması tavsiye edilir.

Hacamatın yapıldığı Bölgeler

Akupunktur nokları gib çok hassas tarif edilmemiş olsa da hacamatın klasik olarak uygulandığı bölgeler ve bu bölgelerin kullanıldığı endikasyonlar vardır. Şunu unutmamak gerekir ki bu bölgelerin kullanımı ile ilgili kanıta dayalı bir veri yoktur.

Bu bölgeler yüzyıllardan beri haccamlar tarafından kullanılagelen yerlerdir. Bu noktaları ve hangi hastalıklarda kullanıldığını özetleyecek olursak:

Kafa arkası: Ruh hastalıklarında, psikolojik problemlerde, kulak ağrısı ve çınlamasında, baş ağrısında ve dönmesinde, yara, egzama, uçuk, sedef ve saç dökülmesinde, göz ve göz kapakları, ağız, diş, diş etleri ve burun hastalıklarında, yeni başlayan katarakt tedavisinde tavsiye edilmektedir.

Ense çukurunun altı (boyun): Göz ve göz kapağı hastalıklarında (arpacık, göz kapağı ağrıları ve ödemi), ağız kokusunda, diş ve diş eti hastalıklarında, tiroit ve lenf bezi hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.

Kulak altı ve biraz arkası: Kulak, burun, boğaz ve göz hastalıklarında, ön dişler ve köpek dişlerinden kaynaklanan ağrılarda, başağrılarında, karaciğer ve safra kesesi sancılarında, baş titremesinde kullanılmaktadır.

Omuzlar: Akciğer hastalıkları ve yüksek tansiyon, baş ağrısı ve baş dönmesi, kepek, saç dökülmesi, boyun kireçlenmesi ve fıtığı, kol-omuz ağrıları, hormon dengesizliği gibi rahatsızlıklarda kullanılır.

Kürek kemikleri arası: Skapulaların tam ortaya değil, biraz yukarına kupa kapatılır. Akciğer, kalp, pankreas ve safra kesesi hastalıklarında kullanılır.

Kürek kemikleri altı: Bel ağrısı ve bel fıtığında, karın ağrısında, mide ve karaciğer hastalıklarında kullanılır.

Bel: İdrar tutamama, bel ağrısı, fıtık, böbrek rahatsızlıkları ve kadın-erkek hastalıklarında tercih edilir.

Kuyruk sokumu: Prostat, lenfödem, basur, adet düzensizliğinde kullanılır.

Dizlerin üstü ve altı, iç ve dış kısımları: Diz ağrısı ve diz hastalıklarında, adet düzensizliğinde, basur, varis, baldır ve ayak yaralarında, mide, karaciğer, safra kesesi ve böbrek rahatsızlıklarında kullanılır.

Baldırlar (arka kısmı): Yüksek tansiyon, sedef, bacaktaki ödem, idrar yolları ve böbrek hastalıklarında, baş ağrısı, baldır ve ayak ağrılarında ve buralardaki yaralarda kullanılır.

Ayak bileği dış kısmı: Siyatik ağrılarında, varis, gut ve bacak ödemlerinde kullanılılr.

Ayak bileği iç kısmi: Adet düzensizliği ve hemoroid tedavisinde kullanılır (3).

İdeal olan hastalanmadan önce, koruyucu amaçla hacamat yaptırmaktır.

Kupa Çekme-Küçük Hacamat-Kuru Hacamat
Halk arasında kavanoz kapatma, bardak kapatma, şişe çekme şeklinde de adlandırılan bu uygulamanın hemen hemen hiç yan etkisi ve riski yoktur. Kolay uygulanır, masrafsız, çabuk ve uzun süreli fayda sağlayabilir. Binlerce yıldır kullanılan kupa çekme işlemini her isteyen uygulayabilir. Yasaklanmış iki çukur, bıngıldak ve ense çukuru hariç, her yere kupa çekilebilir.

Tedavi yapılacak yerler temizlendikten sonra vakumlu kupa veya hacamat kupaları uygulanır.

Kupa uygulandığı yerde 5-15 dakika kalabilir. Kupalar alındıktan sonra bölge tekrar antiseptik solüsyonla silinir. Bu şekilde haftada 1-2 defa uygulama yapılabilir. Hastanın ihtiyacına göre tedavi 4-5 hafta devam edebilir.

Kupa Nasıl Uygulanır?

Kupa çekmek için 100 gr., 150 gr., 200 gr., 250 gr. veya 500 gramlık kupalar veya normal mutfak kavanozu, pamuk ve uzun çakmak kullanılır.

Kupanın dibine küçük, ama dip kısmı ince bir tabaka halinde kapatmasına yetecek pamuk parçası yerleştirilir ve çakmakla yakılıp hızlı bir şekilde belirtilen bölgeye yapıştırılır ve duruma göre 10–20 dakika (bazen 1-2 saate kadar) bekletilir.

Sonra, kupa ağzına en yakın olan deriye parmakla bastırılıp, kupanın hava alması sağlanarak kupa alınır ve yerine hafifçe masaj yapılır

Kupa uygulamak için de, hacamat uygulama bölgeleri gibi, farklı rahatsızlıklar için farklı bölgeler tavsiye edilmiştir. Yazıyı fazla uzatmamak için hacamat bölgeleri göz önüne alınarak kupa uygulaması yapılabilir demekle yetinelim.

Yunan tıbbından Arap ve Uzakdoğu tıbbına kadar birçok geleneksel tıbbî sistemlerde hastalıkların zararlı ve kirli kan sebebiyle oluştuğuna ve bu kanın vücuttan çıkarılması ile de hastanın iyileşeceğine inanılır.

Hacamatın kılcal damarlardaki tıkanıklıkları açtığına, kandaki ve dokulardaki toksinleri attığına, bölgesel kan dolaşımını, bölgesel doku beslenmesini ve oksijenlenmesini artırdığına, ödemi azalttığına, karaciğer, dalak ve kemik iliğini uyararak kan yapımını uyardığına, bağışıklık sistemini güçlendirdiğine, ağrı kesici özelliği olduğuna, çeşitli kas spazmlarını ve eklem ağrılarını iyileştirdiğine, bel-boyun fıtığı ve kireçlenmelere iyi geldiğine, dalak ve karaciğer hastalıkları ile enfeksiyon hastalıklarının tedavisine katkıda bulunduğuna ve psikolojik hastalıkların tedavisine yardımcı olduğuna inanılır (3,4).

Dünyada farklı bölgelerde, farklı şekilde uygulanan hacamat hakkında çeşitli araştırmalar yapılmaktadır. Genellikle gelişmekte olan ülkelerde hacamat ile ilgili yapılan çalışmalarda olumlu sonuçlar bildirilmesine rağmen, Batı Ülkelerinde hacamatın yan etkileri ile ilgili yayınlara daha çok rastlanmaktadır (4,5).

Hacamat hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?

Hacamatın kullanıldığı hastalıklar konusunda modern tıptaki adlandırmalarla endikasyonları saymamız yanlış olur. Doğu kültüründe hastalık sınıflamaları da kendi düşünce sistematiği içinde yapılmaktadır.

Bu düşünce sistematiği içinde hacamatın kullanıldığı durumlar; hastalıkları önleme, sağlıklı kalma, sıcaklık fazlalığı, kan ve enerji (chi) fazlalığı ve durağanlaşması sonucu oluşan hastalıklardır diyebiliriz. Literatür taramasında aşağıdaki hastalıkların tedavisinde hacamatın kullanıldığı görülmektedir:

İslam kültüründe hacamat belli günlerde yapılır. Acil bir ihtiyaç olmadığında Pazar, Pazartesi, Salı ve Perşembe günleri hacamat yapılması tavsiye edilir. Hicri ayların 17, 19, 21 ve 23. günleri ile Pazartesi ve Perşembe günleri hacamat yaptırmanın sünnet olduğuna inanılır. Hacamatın aç karnına ve sabah yaptırılması tavsiye edilmektedir (3).

Hacamat vücudun belli bölgelerine uygulanır: kafanın arka kısmı, ense, omuzlar, kürek kemikleri arası orta-üst kısmı, kürek kemikleri altı, bel, kuyruk sokumu, diz bölgesi, dizin üst ve alt kısımları, baldırların arka kısmı, ayak bileğinin dış ve iç kısmi. Bu bölgelerin her biri farklı rahatsızlıklar için kullanılır.

Çin’de kullanılan kupa tedavisinin uygulandığı bölgeler ise daha farklıdır ve daha çok lokal etkiden faydalanmak maksadıyla yapılır.

Dinç ve kuvvetli olanlar hariç,70 yaşın üzerinde olup da hayatında hiç hacamat yaptırmamış olanlara, menstruasyon döneminde, gebe kadınlara ve 3 yaşından küçük çocuklara hacamat yapılması çok risklidir (3).

Ayrıca ileri derecede halsizliği olan hastalarda, anemisi olanlarda veya aktif kanayan hemoroid gibi anemiye neden olabilecek sürekli bir kanama odağı olanlarda, vücudunda muhtemel bir protein eksikliğine bağlı ödemi olanlarda da hacamat yapılmamalıdır.

Hepatit veya AIDS gibi bulaşıcı bir hastalık taşıyanlarda hacamat yapılırken kontaminasyon riskinin yüksek olduğu unutulmamalıdır. Hacamatta kullanılan bütün araç gereçler bir defa kullanıldıktan sonra atılmalıdır, aynı hasta için dahi olsa tekrar tekrar kullanılmamalıdır.

Doç. Dr. Memet Işık

Bel Ağrıları

Bel ağrıları en sık karşılaşılan ağrı sebebidir. Erişkinlerin %80'i ömürlerinin bir döneminde en az bir kez bel bölgesinde ağrıdan yakınmaktadır. Bel ağrıları şiddetli ya da uzun süreli olduğu zaman kişilerin hayat kalitelerini belirgin şekilde azaltmaktadır. İş gücü kayıplarının en önemli sebeplerinden biri bel ağrılarıdır.

Bel ağrıları Hangi Durumlarda Oluşurlar?

Bel ağrıları kaslar, bağlar gibi yumuşak dokuların zorlanması gibi basit ve geçici sebeplere bağlı olabileceği gibi,

Omurlar ve disklerin hastalıkları gibi daha önemli ve tedavi gerektiren sebeplerden de kaynaklanabilir. Yada nadir de olsa tümör, enfeksiyon, kırık gibi çok daha ciddi ve hayatı tehdit edici sebepleri olabilir.

Bel ağrılarının önemli bir kısmında ağrının sebebi bulunamaz. Çok sık görülen ve sadece bel ağrısı olarak isimlendirebileceğimiz bu tür ağrılar hemen daima 4-8 hafta içinde kendiliğinden ya da basit tedaviler ile iyileşirler.

Bu sebeple erken dönemdeki bel ağrılarında ciddi bir rahatsızlık düşünülmüyorsa ileri tetkiklere ve görüntüleme yöntemlerine gerek yoktur.

Bel ağrılarının çok küçük bir kısmı iltihabi romatizmal hastalıklara, bazı infeksiyon hastalıklarına, karın içerisindeki organların hastalıklarına ya da tümörlere bağlı olabilir.

Bel ağrılarının büyük çoğunluğu mekanik olarak adlandırılan bel çevresi yapıların zorlanması, bel fıtıkları, omurların kaymaları ya da doğumsal bazı omurga sorunlarına bağlı sebeplerden kaynaklanır.

Fıtıklar, kireçlenmeler, kaymalar, kanal darlıkları pratikte en sık karşılaşılan ve tedavide büyük ölçüde zorluklarla karşılaşılan bel ağrısı sebepleridir.
İleri tetkik ve tedavi gerektiren bel ağrısı sebepleri şöyle sıralanabilir;

Günümüzde bel bölgesini ayrıntılı olarak görüntüleyebilen bilgisayarlı tomografi (BT) ya da manyetik rezonans (MR) gibi inceleme yöntemleri bulunmasına karşın,

bel ağrısı olan hastaların büyük çoğunluğunda erken dönemde bu tetkikleri istemenin bir faydası olmamakta, hatta yanıltıcı sonuçlar alınabilmektedir. Hiç bel ağrısı olmayan sağlıklı insanların yarıya yakınında MR ile bel fıtığı şeklinde bozuklukların saptanabileceği ama bunların hiçbir şikayete sebep olmayabileceği bilinmektedir.

Bel ağrıları Tedavi Edilebilir mi?

Bel ağrılarının sebebi ne olursa olsun bu ağrıyı hafifletmek ya da önlemek mümkündür.

Bel ağrılarına yol açan sebepler belirlendikten sonra sebebe yönelik girişimler dışında günlük yaşamda belin nasıl kullanılacağının öğrenilmesi tedavinin ve ileriye yönelik korumanın en önemli ögesini oluşturur. Ağrının şiddetli olduğu dönemde ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar yarar sağlayabilir. Zannedilenin aksine, ağrı sebebi ile hareketi kısıtlamak ve uzun süre istirahat etmek ağrının uzamasına sebep olabilmektedir. Bu sebeple, omurga kırıkları ya da sinir basısı gibi ciddi sorunlar dışında birkaç günü aşan yatak istirahati önerilmemekte ve hastaların bir an önce aktif yaşama dönmeleri tercih edilmektedir.

Bel ağrılarının çok sık tekrarlayabildiği göz önüne alındığında asıl tedaviyi belin doğru kullanılmasının öğrenilmesi ve düzenli egzersiz yapılması oluşturmaktadır. Ailevi ve mesleki mutsuzluğun çok sık görülen bir bel ağrısı sebebi olduğu ve özellikle ağrının sürekliliğine yol açtığı da unutulmamalıdır.

Bel Bölgesinin Yapısal Özellikleri Nelerdir?

Bel omurgasının en önemli görevleri vücut yükünü taşımak, esnekliğini sağlamak ve omurilik ve devamı olan sinir sistemine yataklık etmektir. Bu görevlerin yerine getirilmesi için sağlıklı omurlar ve disklerin yanı sıra güçlü kaslara da ihtiyaç vardır. Başta bel, karın, kalça olmak üzere, bel çevresi kasların güçlü olması bu bölgeye daha az yük binmesine ve daha az zorlanmasına yol açacaktır.

Bel bölgesi düz olmayıp, arkaya bakan bir açıklığı bulunmaktadır. Bu açıklığa lordoz yada bel çukurluğu adı verilir. Bu çukurluğun artması omurganın arka grup eklemlerine daha çok yük binmesine sebep olur, azalması ise disklere binen yükü artırır. Bel çukurluğunun normal olması omurlar, diskler ve çevre yapıları zedelenmeye karşı koruyucu etki yapar.

Diskler omurları birbirinden ayıran ve üzerine binen yükü emen yumuşak kıvamlı yastıkçıklardır. Her birinin çekirdek bölümü jel kıvamında olup, daha kalın liflerden oluşan bir dış halka ile sarılmıştır. Disk çekirdeğinin içindeki sıvı, omurların diskler üzerinde öne ve arkaya kaymasını, bu şekilde bel omurgasının eğilmesini ve hareket etmesini sağlar.

Bel ağrısı şikayeti olan hastaların çok büyük bir kısmında, yukarıda belirtilen yapılardan hangisi ya da hangilerinin ağrının sebebi olduğunu söylemek mümkün değildir. Çok az sayıda hastada, disklerin yırtılması ile ortadaki çekirdeğin dışarı doğru fıtıklaşıp baskı yapması (bel fıtığı) veya omurlar arası eklemlerin kireçlenmesi sonucu sinirlerin ya da omurganın sıkışmasının bel ağrısına yol açtığı söylenebilir.

Belin Doğru Kullanılması ve Güçlendirilmesi

Günlük yaşantıda uyuma, ayakta durma, oturma, eğilme, dönme gibi çok tekrarlanan hareketlerin doğru yapılması ve bunların alışkanlık haline getirilmesi bel bölgesini etkileyen zorlanmaları büyük oranda azaltacaktır.

Kötü pozisyonda durmak, bel oyuğunun normal açısını bozarak ağrıya yol açabilir. Öne eğilmek disklerin dış halkasına fazla basınç yaparken, geriye doğru beli esnetmek omurganın arkasında bulunan küçük eklemlerde baskıya ve ağrıya sebep olur. Bu durum bel kaslarında "spazm" olarak adlandırılan aşırı gerginliğe yol açarak, ağrının daha da artması ile sonuçlanır.

Bel çevresi kaslarının güçlendirilmesi ve bu kaslara esneklik kazandırılması bel çukurunun normal açısının korunmasını, omurlar ve diskler üzerine binen vücut yükünün kaslara aktarılmasını sağlar. Bu egzersizlerin etkili olabilmeleri için doktorunuzun önerdiği şekil ve sürede yapılmaları gerekir.

Sağlıklı günler dileriz...

Diğer Faaliyet Alanlarımız

Yaşlı Bakımevi , Rehabilitasyon Merkezi ve Fizik Tedavi , Kuru İğne Tedavisi

BEL AĞRISI HAKKINDA SORULANLAR

Bel ağrısı ne sıklıkta görülür?

Bel ağrıları toplumun her kesimini ilgilendiren bir sorundur. Özellikle sanayileşmiş ülkelerde yaşayanların yaklaşık %80’i yaşamlarının bir bölümünde bel ağrısı çekerler. Bu ağrı sıklıkla iki ile üç ay içinde iyileşirken, 10 hastadan birinde ağrı yerleşir ve devam eder.

Bel ağrısı daha çok kimlerde görülür?

Bel ağrısı her yaş ve meslekte görülebilir. Bununla birlikte, çalışan yaş grubunda daha sıktır. Hareketsiz, şişman, ağır spor yapan, yanlış oturma ve duruş alışkanlığı olan kişiler ile ağır işlerde çalışanlarda bel ağrısı daha çok görülür.
Alkol, sigara, stres, uzun süre aynı konumda oturma, uzun süre titreşime maruz kalma gibi durumlar bel ağrısı riskini artırmaktadır.

Bel ağrısı epidemiyoloji hakkında bilgi verir misiniz?

Epidemiyoloji, hastalıkların çeşitli toplumlarda, yaş gruplarında, meslek gruplarında; sıklığını, yayılımını ve bunları etkileyen faktörleri inceleyen bilim dalıdır.
Bel ağrıları; tüm yaş gruplarında, tüm toplumlarda, hemen hemen her meslekte, her iki cinste, en sık görülen, en sık sakatlığa yol açan, maliyeti en yüksek, en fazla iş gücü kaybına yol açan hastalıklardan biridir.

Bir insanın ömür boyu en az bir defa bel ağrısı geçirme ihtimali %80 kadardır. İnsanların %55 kadarı iş gücü kaybına yol açacak bel ağrısına yakalanır. Bu grubun %38’ i 3 haftadan kısa, %17’ si 3 haftadan daha uzun süre iş gücü kaybına uğrar.
Toplumsal gelişme ve endüstrileşme arttıkça hem bel ağrısı sıklığı, hem de bel ağrısına bağlı iş gücü kaybı artmaktadır.
Bel ağrılarının en az yarısı tekrarlama riski gösterir.
Bu kadar yaygın olmasına rağmen bel ağrılarının ancak %1 kadarında tümör, vertebra kırığı, apse, artrit, kauda equina sendromu gibi ciddi patolojiler sorumludur.
Hastaların %99′u disk, kas dengesizliği, duruş bozuklukları, dejeneratif değişiklikler gibi sebeplere bağlıdır. Osteoporoz, spondilolistezis, dar kanal gibi patolojiler de ikinci grup içinde değerlendirilir.

Bel ağrılarının sıklığı yaşa göre de değişiklik gösterir. 1-7 yaş civarında %1, 10 yaşta %6, 14-16 yaş civarında ise %18 oranında görülür. Ancak bu oranlar çalışmadan çalışmaya kısmen farklılıklar gösterir.
Bazı meslek gruplarında bel ağrısı riski artmaktadır. Ağır kaldırma, asimetrik kaldırma, dönerek ağır kaldırma, vibrasyona maruz kalma, uzun yol şoförleri, sürekli ayakta durarak yapılan mesleklerde bel ağrısı riski artar.

Hangi durumlarda bel ağrıları tehlikeli olabilir?

• İlk ağrı atağı 20 yaştan önce ya da 55 yaştan sonra ise
• Kaza ya da düşme sonrası olan belağrısı
• Israr eden tedaviye cevap vermeyen bel ağrısı
• Sırt bölgesinde ağrı (tm, enf, met)
• Kanser hikayesi ya da kanser
• Kortizon kullanımı varsa
• Uyuşturucu kullanımı ve HİV +
• Bel ağrısı ve ateş
• Bel ağrısı ve kilo kaybı
• Öne doğru eğilmekte güçlük
• Sinir basısı belirtileri, mesane, barsak, süvari yaması şeklinde his kaybı, düşük ayak
• Ağrı ile birlikte omurga deformitesi olması
• 4-6 haftalık tedaviye cevap vermeyen bel ağrısı

Bel ağrılı hasta hangi hekime başvurmalıdır?

Maalesef bel ağrısı olan birçok hasta elinde filmleri ile doktor doktor dolaşmakta ve derdine çare aramaktadır. Önerilen tedavi seçenekleri arasındaki farklılıklar, hastaları şaşırtmakta, hastalar ne yapacaklarına karar verememektedirler.

Sağlıklı bir bel nasıl olmalıdır?

Sağlıklı bir bel sağlıklı omurga kolonu ve omurgaya destek veren kas ve bağlardan oluşur. İnsan bedeninde toplam 33 adet omur bulunmaktadır. Bu omurların birleşmesi ile omurga kolonu oluşur. Her iki omur arasında disk adını verdiğimiz yastıkçıklar bulunmaktadır.
Bu yastıkçıklar sayesinde omurga bir taraftan yük çekerken, bir taraftan da her yöne eğilebilir. Ayrıca her iki omur arasında sağda ve solda bulunan deliklerden sinirler çıkarak kola ve bacağa giderler.

Bel bölgesinde toplam beş adet omur bulunmaktadır. Bu omurlar vücudun ağırlığının önemli bir bölümünü taşırlar. Zamanla bu omurların kemiksel yapısı veya disklerinde değişiklikler ve bunun sonucunda ağrılar ortaya çıkar.

Bel ağrısı yapan nedenler nelerdir?

Bel ağrısı bir çok nedene bağlı olabilir. Bu nedenlerin arasında bel fıtığı, bel kayması gibi omurga ile ilgili sorunların yanı sıra, duruş bozukluğu, aşırı kilo, kas ve bağlardan kaynaklanan problemler ile romatizmal hastalıkları sayabiliriz.

Bel Fıtığı nedir?

Omurlar arasında yer alan disk yastıkçığı ağır kaldırma veya ters hareket sonucunda yerinden çıkarak sinir köklerine bası yapabilir. Bu durum başlangıçta, yani basının hafif olduğu durumlarda sadece bel ağrısına neden olurken, daha ileri safhalarda kalça ve bacak ağrısına da yol açabilir. Sinirin basısı nedeni ile ayakta kuvvet kaybı, uyuşma, veya refleks değişiklikleri meydana gelir. Muayene bulguları ile MR bulgularına dayanarak tedavi şekli belirlenir.

Siyatalji nedir?

Belde fıtık oluşması durumunda, fıtık sinir köküne baskı yapar. Bu durum bacakta kalçadan topuğa kadar uzanan ağrıya yol açar. Bel fıtığının habercisi olan bu belirti halk arasında siyatik olarak bilinir.

Diskojenik bel ağrısı ne demektir?

Omurlar arasında yer alan yastıkçıklar sadece yerlerinden taşınca bulguya yol açmazlar. Yastıkçıkların yaşla birlikte harabiyeti de bel ağrısına neden olabilir. Bu durumdan kuşkulanan doktorunuz, MR ve görülen lüzum üzerine, aşağıda tanımını yaptığımız diskografi adlı incelemeler yardımı ile teşhis koyabilir.

Spinal stenoz (omurga kanal darlığı) nedir ve nasıl meydana gelir?

Omurganın içindeki kanalda yaşla birlikte daralma meydana gelebilir. Bu durum bel ağrısına ve yürüyüşle birlikte ortaya çıkan bacakta ağrı ve uyuşmaya yol açar. Bu durumun teşhisinde MR’dan yararlanılır.

Başarısız bel cerrahisi sendromu nedir?

Bel fıtığı ve bele yönelik cerrahi müdahalelerden sonra birçok hastada çeşitli sebeplere bağlı olarak ağrılar oluşmaktadır. Bu duruma başarısız bel cerrahisi sendromu yada yetersiz bel cerrahisi sendromu adı verilir.

Sebepleri nelerdir?

Tekrarlayan bel fıtığı ve yara iyileşmesinden kaynaklanan hipertrofik nedbe dokusu (yara iyileşmesinden kaynaklanan sert ve sinirleri sıkıştıran bir doku) bel fıtığı ameliyatlarından sonra görülen bel ağrısı ve bacak ağrısı ( siyatalji ) sebeplerinin en önemlileridir. Bir yıldan uzun süren ağrılar yara iyileşmesine bağlı nedbe dokusuna, ani başlayan bel ve bacak ağrıları ise tekrarlayan bel fıtığına bağlanır.

Başarısız bel cerrahisi sendromu (BBCS) bel fıtığı ameliyatı geçiren hastaların % 10-40’ ında görülür. BBCS tedaviye dirençli ağrıya ve fonksiyon kaybına yol açar.

Operasyon bölgesinde omuriliği çevreleyen zarlardaki yapışıklıklar ve büzüşmeler ( epidural yapışıklık ve nedbe ) bel fıtığı ve diğer bel operasyonlarından sonra sık görülür. Epidural yapışıklık ve skarları görüntülemek zor olabilir bu hastalıklar ancak ilaçlı MR ve tomografi ya da myelografi ile görüntülenebilir.
BBCS’dan kaçınmak için bel operasyonuna karar verirken hastanın her yönden değerlendirilmesi (ruhsal durum, kas yapısı, kilo, kronik hastalıklar, meslek, fıtık seviyesi ve/veya seviyeleri, olayın kronikliliği vs) gerekir.

BBCS’dan sonra ikinci bir cerrahi müdahaleden kaçınılmalıdır. İkinci bir cerrahi müdaheleden sonra hastaların %20 si düzelir, %20 si kötüleşir, %60 ı aynı kalır. Hasta seçimine özen gösterilirse iyi olma oranı artar. Bel omurgasına yönelik 4. operasyonu geçiren hastalarda ise iyileşme oranı %5, kötüleşme oranı ise %50 dir.

Belirtileri nelerdir?

BBCS da bel ağrısı ve siyatalji artar, çok hafif fiziksel aktivite bile ağrılara yol açar, egzersiz toleransı azalır. Gece krampları, ayaklarda ve bacaklarda uyuşma ve karıncalanmalar olur. %10 kadarında idrar yapma problemleri olabilir. Hastaların bir kısmında hafif bir ateş yada ateş basmaları olabilir
.
Ameliyattan hemen sonra hastaların hala ağrısı devam ediyorsa; ya sinirlere baskı yapan fıtık tamamen alınamamıştır yada yanlış seviyeden ameliyat yapılmıştır. 6 aydan sonra başlayan ağrıda tekrarlayan fıtık, ameliyattan 1-6 ay sonra başlayan ağrıda araknoidit (omurilik zarlarında iltihap) ve enfeksiyon düşünülmelidir.
Bacak ağrısı ön planda ise fıtık ve omurilik kanalı daralması, bel ağrısı ön planda ise instabilite düşünülür. Tümör durumunda hastada ateş, zayıflama, gece ağrıları gibi belirtiler olur. İnstabiliteyi değerlendirmek için ağırlık altında röntgen çektirilmeli, tümör şüphesi için sintigrafi çektirilmelidir.

BBCS da tedavi

Bu hastaların çoğu bir rehabilitasyon hastası olarak kabul edilmelidir. BBCS nin tedavisi oldukça zordur. Ağrının sebebine göre tedavi yapılmalıdır.
İnstabilite varsa spinal füzyon ameliyatı yapılmalıdır. Tekrarlayan bel fıtığında egzersiz, fizik tedavi, epidural steroid ve gerekirse cerrahi tedavi uygulanır.
Spinal stenozda laminektomi ameliyatı yapılır. Epidural skar (nedbe) dokusu varsa epidural steroid, fizik tedavi, egzersiz programları uygulanmalıdır ancak tedavi kolay değildir.
Araknoidit durumlarında, epidural tedavi, TENS, bel korseleri, antidepresan ilaçlar ve egzersiz yaptırılır.

Spondilolistezis (bel kayması) nedir ve kimlerde olur?

Tıp dilinde spondilolistezis olarak adlandırılan bel kayması, bel fıtığından farklı bir hastalıktır. Bu durumda, bir omur alttaki omura göre öne kayar. Bu da hem bel hem de bacak ağrısına neden olur. Bel kayması farklı pek çok nedene bağlı olarak ortaya çıkabildiği için uygulanacak tedavi yöntemi de nedene yöneliktir.

Duruş bozuklukları bel ağrısına nasıl yol açar?

Kötü duruş belinizi zorlamakta ve zedelenmeye yatkın hale getirmektedir. Bunun en önemli nedenlerinden biri belin normal kavsının artması ve bazı kasların sürekli gergin kalmasıdır. Bilgisayar karşısında devamlı aynı pozisyonda oturma, benzer şekilde ara vermeden uzun yol araba sürücülüğü gibi nedenler de bel ağrısını tetikler.

Bel ağrısında egzersizin rolü var mıdır?

Zayıf ve gevşemiş karın, sırt ve bel kasları, belinizin en önemli destekten yoksun kalmasına neden olur. Bu nedenle sağlıklı bir bel için düzenli egzersiz yapılması gerekir. Ancak gelişi güzel yapılan yanlış ve ağır egzersizler yarardan çok zararlı olabilir.

Şişmanlar neden daha çok bel ağrısı çeker? Uzun boy bel ağrısına yol açar mı?

Aşırı kilolar, omurgaya binen yükü artırır. Diğer bir deyişle daha az kiloyu taşımaya alışmış bel, daha fazla yüklenme karşısında zorlanır. Bu tip zorlamalar disk yastıkçığının erken yaşta dejenere olmasını ve ileride fıtık benzeri durumların ortaya çıkmasına yol açar.

Kas ve bağlardan kaynaklanan hastalıklar hangileridir?

Miyofasiyal ağrı sendromu ve fibromiyalji gibi kas-bağ dokusu hastalıkları bel ağrısının önemli nedenlerindendir.

Miyofasiyal ağrı sendromu nedir ve belirtileri nelerdir?

Bu hastalık, omurgayı destekleyen kasların tekrarlayan zorlanması ve aşırı kullanımına bağlı olarak ortaya çıkar. Bölgesel kaslarda aşırı gerginlik bant şeklinde sertliklere neden olur. Bu durum ağrı ve hassasiyete yol açar ve basit tedavi yöntemleri ile kendiliğinden düzelmez.

Fibromiyalji nedir ve belirtileri nelerdir?

Kas ve bağlarda yaygın hassasiyet ve ağrı ile seyreden bir hastalıktır. Bu şikayetlerin yanında, uyku bozukluğu, psikolojik sorunlarınız, sürekli yorgunluk ve sabah tutukluğunuz varsa, mesane ve barsak problemleri ile sık karşılaşıyorsanız, adetleriniz çok ağrılı ise ve bel ağrınız basit tedavi yöntemleri ile kontrol altına alınamamış ise, akla fibromiyalji gelebilir.

Kireçlenme (osteoartrit) bel ağrısı yapar mı?

Kireçlenme yaşlanma ve yıpranma hastalığıdır. Bel kireçlenmesinde; omurgada yeni kemik oluşumu çevre yapılara bası yaparak ağrıya neden olur. Kireçlenmede hastalığın ileri safhalarında kalça ve bacak ağrısı da ortaya çıkar.

Kemik erimesi (osteoporoz) bel ağrısına yol açar mı?

Menopoz, Kalsiyum ve D vitamini yetersizliği veya bazı ilaçların uzun süre kullanımı kemiklerde erimeye neden olabilir. Omurgadaki kemik eriyince yumuşamakta ve kırılgan hale gelmektedir. Omurganın dayanıklılığının azalması başlı başına bel ağrısına neden olur. Ayrıca osteoporozda sık görülen omurga kırkları hem bel ağrısına hem de bacaklarda güçsüzlüğe neden olur.

Bel ağrısına sebep olan romatizmal hastalıklar nelerdir?

Romatizmal hastalıklarda, diğer eklemlerin yanı sıra, omurga da tutulabilir. Bu durumda istirahat ile geçmeyen bel ağrısı ortaya çıkar. Sabahları görülen eklem sertliği ve tutulmalar romatizmal hastalıklar için uyarıcıdır.

Sigara ile bel sağlığını nasıl etkiler?

Sigara bel omurları arasında yastıkçık görevi gören disklerin beslenmesini bozarak dolaylı olarak bel ağrısına zemin hazırlar.

Gerilim ve stres bel ağrısına sebep olur mu?

Ekonomik endişeler, sosyal ve psikolojik problemler bel kaslarında kasılmalara neden olarak, ağrı kesicilerle önlenemeyen ağrıya neden olabilir. Bu durumda psikolojik sorunların çözümüne yönelik tedavi de yapılmalıdır. Bu da ekip çalışmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Bel ağrısında sporun yeri nedir?

Birçok farklı sporun bel omurları üzerinde farklı etkileri vardır. Bel omurları için en ideal spor yüzmedir. Yürüyüş omurga kaslarının kuvvetlenmesi için önemlidir. Tenis gibi sporlar ani hareketler gerektirebileceğinden omurga için riskli olabilir. Benzer şekilde futbol, basketbol, güreş, jimnastik ve kürek, halter, su kayağı sporlarını yoğun bir şekilde yapanlarda daha fazla bel ağrısına rastlanmaktadır. Bu nedenle bu sporları yapanların bel ve sırt kaslarını güçlendirmeleri ve esneklik kazandırmaları gerekmektedir.

Hamilelik, doğum, bebek bakımı bel ağrısına sebep olur mu?

Hamilelikte kilo almaya ve rahimdeki büyümeye bağlı olarak beldeki eğriliğin derecesinde artış olur. Bel ve karın kaslarının zayıf olduğu durumlarda bel bölgesine binen yük artar ve bel ağrıları görülür.

Çocuklarda bel ağrısı görülür mü, sebepleri nelerdir?

Çocukluk döneminde aile ve eğitimcilerin dikkatli olması gerekir. Okulda masa, sandalye düzeneğinin çocuk boyuna göre ayarlanmalıdır. Ağır çantalarla bel omurgasına binen yük artmakta ve omurgada gelişim bozuklukları olabilmektedir. Vücut ağırlığını ortadan kaldıran ve karın, sırt ile omuz adalelerini güçlendiren yüzme sporuna çocukluk çağında mutlaka başlanmalıdır.
Çocuklarda uzun süreli ve ısrarcı ağrılar dikkate alınarak kesinlikle uzman doktora başvurmalıdır. Bazen büyüme ağrıları diyerek geçiştirilen ağrıların zemininde romatizma, bel fıtığı, doğuştan omurga bozuklukları, omurga iltihap ve tümörleri gibi önemli sorunlar olabilir.

Bel ağrısı olan hasta ne zaman doktora başvurmalıdır?

- Bel ağrısı şiddetliyse ve birkaç gün içinde basit önlemlerle geçmiyorsa,
- Ağrı günlük etkinlikleri engelliyorsa,
- Bacağa yayılan ağrı ve uyuşma varsa,
- Ayak ya da bacakta güçsüzlük başlamışsa,
- İdrar veya dışkı kaçırma olayı varsa,
- Ağrı istirahatta ve geceleri de devam ediyorsa.

Bel ağrınızın nedeni veya nedenleri nasıl teşhis edilir?

Bel ağrınızın nedenini belirlemek için doktorunuz sizi ayrıntılı olarak muayene ettikten sonra gerekli radyolojik ve elektrofizyolojik incelemeleri yapacaktır. Muayenede özellikle ağrınızın şiddeti, süresi, hangi bölgede olduğu, gün içindeki değişimleri ve eşlik eden diğer bulgular irdelenecektir.

Muayenede bel hareketlerinizin durumu, harekete ağrının eşlik edip etmemesi, bacaktaki germe testleri ile ağrının ortaya çıkıp çıkmaması, bacak ve ayakta kuvvet ve duyu durumunuz ile bacaktaki reflekslerinize bakılacaktır. Muayenenin ardından radyolojik (MR, diskografi) ve elektrofizyolojik incelemelere gerek duyulabilir.

Her bel ağrısında MR çektirilmeli midir?

Basit, ilk defa meydana gelen, kısa süreli bel ağrılarında MR çektirmeye genellikle gerek yoktur. Bunun dışında, artarak devam eden, bacak ağrısı veya güçsüzlüğünün eşlik ettiği durumlarda MR çekilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, bel fıtığı ve diğer omurga hastalıklarının teşhisinde MR’dan yararlanılır. Gerçekten de MR omurlar, diskler, sinir kökleri ve omurilik hakkında detaylı bilgi vermektedir.

Elektromiyografi (EMG) incelemesi nedir?

Radyolojik incelemeler ve muayene bulgularının ardından doktorunuz lüzum görmesi durumunda EMG incelemesi yapılır. EMG incelemesi iki bölümden oluşur. Birinci bölümde ufak elektrik şokları verilirken, ikinci bölümde ince bir iğne ile kaslar değerlendirilir. EMG ile sinirlerin fonksiyonu ve kasların etkilenip etkilenmediği değerlendirilir.

Bel ağrısının tedavisinde yatak istirahatının yeri nedir?

Bel ağrılarının önemli bir bölümünde 3-5 günü geçmeyen kısa süreli yatak istirahati önerilmektedir. Özellikle bel fıtığı ve mekanik bel ağrılarında, ortopedik bir yatakta dizler hafif karna doğru çekilerek istirahat tavsiye edilir. Uzun süre yatak istirahatinin kas gücü ve kemik yoğunluğunu azaltabildiği unutulmamalı, dolayısı ile uzun süreli istirahattan kaçınılarak, akut ağrı geçince egzersizlere başlanmalıdır.

Bel ağrılarının tedavisinde tek başına yatak istirahatı etkin bir tedavi yöntemi midir?

Hastalığınızın durumuna göre yatak istirahatının yanı sıra, ilaç tedavisi de gerekebilir. Ağrının geçmesinde hem istirahatın hem de ilaçların önemli rolü vardır

Bel ağrısında yatak ve yastığın önemi var mıdır?

Çok sert ya da vücudun şeklini alacak kadar yumuşak olmayan yarı sert ortopedik yataklarda çok yüksek olmayan bir yastıkla yatarak, omurganın doğal şeklini koruması gerekir. Kesinlikle sert zeminde yatılmamalıdır. Ağrının çok olduğu dönemlerde bel boşluğu rulo bir havlu ile desteklenmelidir.

Bel ağrısında sadece ağrı kesiciler mi kullanılmalıdır?

Bel ağrısında rastgele ilaç tedavisi sakıncalıdır. Hastalığın durum ve şiddetine göre ağrı kesici, enflamasyonu azaltıcı, kas gevşetici ve depresyon ilaçları ancak doktorun önerisiyle seçilerek kullanılmalıdır.

Bel ağrısında yumuşak korse veya çelik korse kullanılmalı mıdır?

Yumuşak korseler sadece beli sıcak tutarak kasları gevşetir, çelik korse uygulaması ise ancak akut dönemde bele binen yükü azaltmak amacıyla veya ameliyat sonrası iyileşme evresinde kısa süreli dönemler için önerilebilir. Uzun süreli kullanım, vücudun doğal korsesi olan kasları güçsüzleştirdiğinden sakıncalıdır. Bu nedenle, doktor tavsiyesi olmadan gelişi güzel korse ve kuşak kullanımı uygun değildir

Bel ağrısında fizik tedaviye ne zaman başvurulmalıdır?

Bel ağrısının ilaç ve istirahat ile düzelmediği durumlarda fizik tedavi uygulanması gerekebilir. Bu amaçla; soğuk tedavisi, yüzeysel ve derin sıcak tedavisi, elektrik tedavisi, çekme, lazer ve manyetik alan tedavisi gibi seçenekler mutlaka fizik tedavi uzmanı hekim tarafından uygulanmalıdır.

Bel ağrısına yakalanmamak için neler yapmalıyız?

Herşeyden önce hareketsiz kalmamalıyız. İnaktif, hareketsiz bir yaşam tarzı, tüm vücudu olduğu gibi belimizi de kötü etkiler. Yetersiz hareket eden organda vücudun artık maddeleri atılamaz; beslenme, oksijenlenme azalır. Omurgamız emme basma tulumba gibi çalıştığından hareketli olmak daha da önemlidir. Kuralımız uzun süreli oturmalardan veya ayakta durmalardan, aynı pozisyonlarda uzun süre kalmaktan kaçınmaktır.

Oturma ve ayakta durmayı karşılaştırdığımızda oturmada omurgaya binen yük düşünüldüğünün aksine daha fazladır. Sırtüstü yatıp bacakları yükseltmek ise omurganın en rahat ettiği konumdur. Yani oturmayın ayağa kalkın, durmayın yürüyün.

Bir diğer dikkat edeceğimiz nokta da dik durmaktır. Otururken olsun ayaktayken olsun bu kural geçerlidir. Bunu yapabilmemiz içinse güçlü sırt,bel ve karın kaslarına gerek vardır.Bu da ancak düzenli egzersizle olur. İlkemiz olacak bir diğer kural ise ağır kaldırmaktan kaçınmaktır.

Kaldırırken ise belimizi bükmemeli, çömelerek, bacaklarımızdan destek alarak kaldırmalıyız. Kaldırdığımız eşyayı vücudumuza mümkün olduğunca yaklaştırmalı vücuda dayandırmalıyız. Taşıyacağımız yükleri her iki kola eşit olarak bölmeli, dönmeli hareketlerden kaçınmalıyız.

Otururken sırtımızı düz tutmalıyız. Ofiste çalışırken dizlerimizin kalçalardan yüksekte durması beli rahatlatır, bunu da masanın altına konan bir tahta destekle sağlayabiliriz. Bel çukurluğumuzu arttıran pozisyonlardan kaçınmalıyız. Örneğin, ayakta dururken de yatarken de bacaklarımız gergin olmamalı, topuklu ayakkabılardan yine aynı nedenle kaçınmalıyız. Topuk ve tabanları yumuşak ayakkabılar sert zeminden gelen darbeleri emdiği için belimizin dostudur.

Spor yapmak bel ağrılarını nasıl etkiler? Hangi sporlar tercih edilebilir?

Organizmamızı formunda, omurgayı da esnek tutmak için spor yaşamımızın bir parçası olmalıdır. En uygun sporlar; serbest ve sırtüstü yüzmek, yumuşak zeminde yürüyüş ve bisiklettir. Ülkemizde çok tanınmasa da NORD WALKING yani kayak yapar gibi sopalarla dört adım prensibinde yürüyüş de bel dostu bir spordur.

Kilonun bel ağrısındaki etkisi nedir?

Vücut ağırlığının omurgaya, kas ve eklemlere direk etkisi vardır. Bunu elimizde bir şey olmadan taşıdığımız yük olarak düşünmeli vücut kitle endeksimizi normal sınırlarda tutmak için sağlıklı ve yeterli beslenmeliyiz. Keza bu amaç için spor da yararlı bir yöntemdir.

Bel ağrısında başlıca tedavi yöntemleri nelerdir?

Öncelikle ağrının azaltılıp hastanın sakinleştirilmesi gereklidir. Bu amaçla da ağrı kesici, ödem giderici ilaçlar, kas gevşeticiler kullanılır. İstirahat uzun süreli olmama kaydıyla gerekebilir. Korseleme başlangıç devrelerinde hastayı rahatlatır ancak uzun süreli kullanımlarda bel kaslarının zayıflamasına neden olabilir. Korse çıkarma programını hasta doktoruyla mutlaka konuşmaktır. Bunun dışında ehil ellerde yapılan manipülasyon, fizik tedavi yöntemleri, lokal enjeksiyonlar diğer tedavi yöntemleridir.

Egzersiz tedavinin temellerinden biri, hatta en önemlisidir. Bel ağrısı çeken hastalarda karın, sırt ve bacak kasları zamanla güçlerini yitirir. Egzersizler bedeni ve ruhi gevşemeyi sağlar, ağrıyı azaltır, kasları güçlendirir, duruşu düzeltir. Hastanın günlük yaşama dönme sürecini kısaltır. Egzersiz türlerini esneklik, bel ve karın kaslarını güçlendirme ve germe olarak sınıflandırabiliriz. Daha önce sözünü ettiğimiz sporlarda ek olarak yapılmalıdır.

Sağlıklı günler dileriz...

Diğer Faaliyet Alanlarımız

Yaşlı Bakımevi , Rehabilitasyon Merkezi ve Fizik Tedavi , Kuru İğne Tedavisi

Bel Fıtığı Nedir?

Toplumda Bel Fıtığı nedir sorusu hemen hemen herkesin aklından geçmektedir. Bel ağrısı veya bel fıtığı hayatı olumsuz etkileyecek kadar ciddi ağrılara sebep olduğundan dolayı bir çok insanın ilgisini çekmektedir.

Beş omur ve omurlar arası diskler ile birlikte sakrum (sağrı kemiği) üzerinde yerleşen bel bölgesi, omurganın boyundan sonraki en hareketli bölgesidir.

Beldeki hareketin büyük çoğunluğunu 4. ve 5. bel omurları ile 5. bel omuru ile sakrum kemiği arasındaki eklemler oluşturur.

Omurlar arasındaki diskler içi jelâtinimsi kıvamlı bir sıvı dış kısmı ise fibrotik bantlardan oluşan liflerden oluşur.

Tekrarlayan hareketler, aşırı zorlanmalar, duruş bozuklukları ve uygun olmayan pozisyonlarda yapılan fiziksel aktiviteler dış kısımdaki anulus fibrozis adı verilen kuşakta yırtılmalara yol açar, yırtılma anulusun iç liflerinden başlayarak dışarıya doğru uzanır.

Bunun sonucunda jelatinöz sıvı madde dışarıya doğru fıtıklaşır ve o bölgedeki bağları zorlar etraftaki dokulara baskı yapar.

Hastalık daha da ilerleyince bacağa giden siyatik sinirini sıkıştırır, daha çok genç ve orta yaşlarda görülür. İleri yaşlarda ise bel kireçlenmesi ile birlikte görülür.

Bel Fıtığı Nedir

Bel Fıtığı Nedir

Bel Fıtığı Belirtileri nelerdir ?

Bel fıtığının en önemli belirtisi bel ve bacak ağrısıdır. Başlangıçta belde yerleşik olan ağrı daha sonra bacağa yayılır. Genellikle tek taraflıdır.

Taraf değiştirebilir veya iki taraflı olabilir. Bazen hastalar yalnızca bacak ağrısı ile gelir. Ani bir zorlanma ya da ters hareket yoksa ağrı daha önce birkaç defa tekrarlamıştır, tedaviyle ya da tedavisiz düzelmiştir.

Hastada ayrıca bacakta uyuşma, bel hareketlerinde kısıtlanma görülür. Öksürme, hapşırma, uzun süreli oturma, otomobil kullanma, öne doğru eğilme, ağrıyı arttırır.

Skolyoz adı verilen belin bir tarafa doğru eğilmesi sık rastlanan bir bulgudur.

Ağrı hafif, orta veya şiddetli olabilir. İleri vakalarda bacak kaslarında erime, incelme, bacakta üşüme olabilir. Çok nadiren bacaklarda özellikle iç taraflarda (iki taraf) his kusuru ve idrar yapamama veya idrar kaçırma görülür. Bu durumda hasta acilen ameliyata sevk edilmelidir.

Bel Fıtığı Teşhisi nasıl konur?

Çoğu vakada hastanın görünümü, hastanın ifadesi, basit bir muayene kesin teşhis koydurur.

Ancak hastalığın derecesini belirlemek ve diğer hastalıklardan ayırt etmek için laboratuvar tetkikleri, MR , düz röntgen ve tomografi gerekebilir.

Bel Fıtığından Korunmak Mümkün müdür?

İyi bir kas yapısı, kaslar arasında dengeli duruş eğitimi ve riskli hareketlerden kaçınma bel fıtığından korunmada kısmen yardımcıdır.

Esas önemli olan bir kez bel ağrısı olan kişide bunun tekrarlarının önlenmesidir.

Bel fıtığı tedavisi nasıldır?

Belfıtığı hastalığının tedavisinde cerrahi yöntemin (ameliyat) gerekip gerekmediğine bakılır.

Bel fıtığı rahatsızlığında hastaların büyük çoğunluğu cerrahi olmayan (ameliyatsız) yöntemlerle tedavi edilebilir.

Bel ağrıları ve bel fıtığı için uygulanan ameliyatsız tedavi yöntemleri:

Kuru İğne tedavisi , kas spazmına bağlı ağrıları tedavi etmede etkili bir tedavi yöntemidir.

Kas spazmı bel-boyun, sırt ağrılarının en önemli nedenidir. Spazm omurlar arasında bulunan disklere baskı yaparak fıtık oluşumuna, kireçlenme ve ağrılı bir omurgaya yol açarlar.

Sinirleri ve damarları sıkıştırarak kollar ve bacaklarda soğukluk, uyuşma, üşüme, ödeme sebep olur.

Kuru iğneleme tekniği belde kas spazmı çözmede etkilidir.

Proloterapi ;

Hasarlı dokulara dextroz denilen şekerli suyun verilmesiyle, doku yenilenmesini sağlamaya çalışan bir yöntemdir.

Fıtığa ya da sinir köküne yönelik direkt bir etkisi olmayıp bel çevresindeki dokuların yeniden kuvvetlenmesine yardımcı olur.

Bel problemlerinin tedavisinde; hastanın durumuna göre gerekli gördüğümüz hallerde kuru iğne ve proloterapi yöntemlerini kombine ederek uyguluyoruz.

Bütün hastalara bel koruma prensipleri ve hastalığın aşamasına göre egzersizler gösterilmelidir.

Hastaların büyük çoğunluğunda 4-6 hafta içinde iyileşme sağlanır.

Sağlıklı günler dileriz...

Diğer Faaliyet Alanlarımız

Yaşlı Bakımevi , Rehabilitasyon Merkezi ve Fizik Tedavi , Kuru İğne Tedavisi

Miyofasiyal Ağrı Sendromu

Miyofasiyal Ağrı Sendromu, ağrı sendromu, kadıköy ağrı merkezi

Miyofasiyal ağrı sendromu vücudun her bölgesinde görülebilen ve çizgili kasları tutan ağrılı bir durumdur.  Ağrılı vücut bölgelerinde bulunan kaslara parmaklar ile hafif bir şekilde bastırıldığında ağrıyı tetikleyen tetik nokta bulunabilir. Tetik noktadaki kas liflerinde elle muayene ile sert kas yapısı tespit edilebilir. Tetik noktaların uyarılması sonucu oluşan ağrı, ağrının bulunduğu bölgeye uzak vücut bölgelerine de yansır.

Miyofasiyal ağrı sendromu kas- iskelet sistemi ağrılarının en sık karşılaşılan nedenlerinden biridir. Erişkinlik döneminde ve kadınlarda daha sık görülür. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, ağrıların gelişiminde ve durumun ağırlaşmasındaki risk faktörlerinden bazıları aşağıda bulunmaktadır.

Şikayet Bölgesine Göre Belirtiler;

Şikayetin Karakterine Göre Belirtiler;

Miyofasiyal ağrı sendromu tanısında  muayene esnasında hastanın anlatacakları ve doktorun yapacağı muayene genellikle yeterlidir. Ağrılı bölgeye parmaklar ile hafif bir şekilde bastırıldığında hassas tetik nokta ve tetik noktadaki kas liflerinde elle muayene ile saptanan sert kas kitlesinin varlığı tanı konulmasına yardımcı olur. Tetik noktaların uyarılması ile ağrı, ağrının bulunduğu bölgeye uzak vücut bölgelerine yansıyabilir.

Tetik nokta, kasın içindeki ya da fasiyada bulunan ve dokunma ile ağrı hissedilen noktadır. Bu noktaya elle dokunulduğunda hastada bir sıçrama ve bölgesel seğirme belirtisi olabilir. Bu belirtiler tanıda önemlidir.

Kas dokusunda fonksiyonel bir çalışma kusuru olarak ortaya çıkan miyofasiyal ağrı sendromu, kalıcı yapısal bozukluklar oluşturmaz. Ancak uzun süren ve tedavi edilmeyen vakalarında kas yapısı mikro düzeyde harabiyet bulguları gözlemlenir.

Miyofasiyal ağrı sendromu tedavisindeki amaçlar; ağrının giderilmesi ve yeterli kas gücünün sağlanması ve tam hareket açıklığının sağlanmasıdır.

Kuru iğneleme; miyofasiyal ağrı sendromunun tedavisinde kullanılan yöntemlerden biridir. İğne, anormal fonksiyon gösteren kasılmış ve kısalmış kaslara batırılır.

Sağlıklı günler dileriz...

Diğer Faaliyet Alanlarımız

Yaşlı Bakımevi , Rehabilitasyon Merkezi ve Fizik Tedavi , Kuru İğne Tedavisi

BEL FITIĞI NEDİR?

Bel Fıtığı Tedavisi ,Beş omur ve omurlar arası diskler ile birlikte sakrum (sağrı kemiği) üzerinde yerleşen bel bölgesi, omurganın boyundan sonraki en hareketli bölgesidir.

Beldeki hareketin büyük çoğunluğunu 4. ve 5. bel omurları ile 5. bel omuru ile sakrum kemiği arasındaki eklemler oluşturur.

Omurlar arasındaki diskler içi jelatinimsi kıvamlı bir sıvı dış kısmı ise fibrotik bantlardan oluşan liflerden oluşur.
Tekrarlayan hareketler, aşırı zorlanmalar, duruş bozuklukları, ve uygun olmayan pozisyonlarda yapılan fiziksel aktiviteler dış kısımdaki anulus fibrozis adı verilen kuşakta yırtılmalara yol açar, yırtılma anulusun iç liflerinden başlayarak dışarıya doğru uzanır.

Bunun sonucunda jelatinöz sıvı madde dışarıya doğru fıtıklaşır ve o bölgedeki bağları zorlar etraftaki dokulara baskı yapar. Hastalık daha da ilerleyince bacağa giden siyatik sinirini sıkıştırır, daha çok genç ve orta yaşlarda görülür. İleri yaşlarda ise bel kireçlenmesi ile birlikte görülür.

BEL FITIĞI BELİRTİLERİ NELERDİR?

Bel fıtığının en önemli belirtisi bel ve bacak ağrısıdır. Başlangıçta belde yerleşik olan ağrı daha sonra bacağa yayılır. Genellikle tek taraflıdır. Taraf değiştirebilir veya iki taraflı olabilir. Bazen hastalar yalnızca bacak ağrısı ile gelir.

Ani bir zorlanma yada ters hareket yoksa ağrı daha önce birkaç defa tekrarlamıştır, tedaviyle yada tedavisiz düzelmiştir.

Hastada ayrıca bacakta uyuşma, bel hareketlerinde kısıtlanma görülür. Öksürme, hapşırma, uzun süreli oturma, otomobil kullanma, öne doğru eğilme, ağrıyı arttırır. Skolyoz adı verilen belin bir tarafa doğru eğilmesi sık rastlanan bir bulgudur.

Ağrı hafif, orta veya şiddetli olabilir. İleri vakalarda bacak kaslarında erime, incelme, bacakta üşüme olabilir. Çok nadiren bacaklarda özellikle iç taraflarda (iki taraf) his kusuru ve idrar yapamama veya idrar kaçırma görülür. Bu durumda hasta acilen ameliyata sevk edilmelidir.

BEL AĞRISI TEDAVİSİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Öncelikle ağrının azaltılıp hastanın sakinleştirilmesi gereklidir. Bu amaçla da ağrı kesici, ödem giderici ilaçlar, kas gevşeticiler kullanılır. İstirahat uzun süreli olmama kaydıyla gerekebilir. Korseleme başlangıç devrelerinde hastayı rahatlatır ancak uzun süreli kullanımlarda bel kaslarının zayıflamasına neden olabilir. Korse çıkarma programını hasta doktoruyla mutlaka konuşmaktır. Bunun dışında ehil ellerde yapılan manipülasyon, fizik tedavi yöntemleri,tıbbi tamamlayıcı yöntemler (Kuru iğne tedavisi , proloterapi)  lokal enjeksiyonlar diğer tedavi yöntemleridir.

Egzersiz tedavinin temellerinden biri, hatta en önemlisidir. Bel ağrısı çeken hastalarda karın, sırt ve bacak kaslhttp://www.kuruigneimstedavisi.com/arı zamanla güçlerini yitirir. Egzersizler bedeni ve ruhi gevşemeyi sağlar, ağrıyı azaltır, kasları güçlendirir, duruşu düzeltir. Hastanın günlük yaşama dönme sürecini kısaltır. Egzersiz türlerini esneklik, bel ve karın kaslarını güçlendirme ve germe olarak sınıflandırabiliriz.

Sağlıklı günler dileriz...

Diğer Faaliyet Alanlarımız

Yaşlı Bakımevi , Rehabilitasyon Merkezi ve Fizik Tedavi , Kuru İğne Tedavisi

Kadıköy Ağrı Merkezi

Ağrı, hayatı maalesef olumsuz yönde etkileyen en önemli faktördür. Sizler de ameliyatsız ve ilaçsız ağrılarınızdan kurtulmak için bizlere ulaşınız. 
Başlayalım!
Hemen Ara
Yol Tarifi
Randevu Al
check-square-ophone-squaremap-signs linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram